msc-champagne

MSC Cruises firmasının davetlisi olarak Fransa’nın Le Havre liman kentinde suya indirilen ve Avrupalı en büyük cruise gemisi olan Akdenizli MSC Meraviglia’da cruise gemi turuna dair çok sayıda detayı deneyimleme fırsatı yaşadım. MSC şirketlerinin yeni gemisi MSC Meraviglia’nın büyük töreni için inanılmaz hazırlık yapılmış, dünyanın dört yanından gelen seçkin davetliler, basın, acente sahipleri davet edilmişti.

GEMİYİ KEŞFETMEYE 3 SAAT YETMİYOR

MSC gemilerinin isim annesi 92 yaşındaki “Sophia Loren” dolgun fiziğiyle hálá hoş. Geminin açılışı yaptıktan sonra gökten milyonlarca konfeti sağanağı başlıyor ki anlatamam. Tüm restoran ve barlar konukları ağırlıyor. Her köşesi lüks ve ihtişam olan gemide ne ararsanız var. 20 bar, 6 farklı restoran, SPA banyosu, basketbol, tenis, beş delikli mini golf, iki yüzme havuzu, aerobik ve cimnastik salonlarını gezmek için 3 saat yetmiyor.

CRUİSE GEMİ TURU ÇOCUKLU AİLELER İÇİN İDEAL Mİ?

Ebeveynlerin çocuk tasası oyun salonlarıyla ortadan kaldırılmış. Çocuklu birçok aile cruise gemi turunun ideal bir tatil biçimi olup olmadığını merak eder. Cruise gemiler bünyesinde bulunan çocuk oyun alanları, çocuklu ailelerin yükünü hafifletmekle kalmıyor ve ayrıca çocukların uzman bakıcılar eşliğinde yaş grupları ve ilgi alanlarına göre keyifli ve kaliteli bir zaman geçirme imkanı sunuyor.

CRUİSE GEMİ TURU GÜVENLİ Mİ?

Kusursuz güvenlikte olan Cruise gemileri yeni teknolojiyle yapılmış. Cruise geminin kalkacağı limana girmeden önce kimlik, pasaport, rezervasyon, ileri güvenlik kontrolleri ve taramaları gerçekleştiriliyor. Ardından check in işleminde gemide konaklayacağınız odanın kartı ve bileklik veriliyor. Yolcuların bu kartı gemiye her girişlerinde göstermesi isteniyor. Ayrıca kart yerine alternatif olarak gemi içinde verilen bileklikler, eklenen gsp’le “çocuğunuzun nerde” olduğunu uygulamalarla takip etmek mümkün.

CRUİSE GEMİ TURUNDA YANIMIZA NELER ALMALIYIZ?

Cruise gemi turunun rotasına bağlı olarak bavulumuza seyahat süresince rahat edebileceğimiz kıyafetler, güneş kremi, bir hırka ya da ceket ve özel akşam yemekleri için takım elbise ve abiye kıyafetler koyabiliriz.

Avusturya sınırına yakın 28 köy, kasaba ile tam 440 km’lik alanı oluşturan “Romantik Yol” Almanya’da keşfedilmeyi ve tatilcilerin yeni rotasına eklenmeyi bekliyor. 440 km’lik yol  sırasıyla ,Würzburg, Tauberbischofsheim, Lauda-Königshofen, Weikersheim, Creglingen, Schillingsfürst, Dinkelsbühl, Nördlingen, Donauwörth, Ausburg, Landsberg Am Lech, Schongau, Rottenbuch, Steingaden, Schwangau, Bad Mergentheim, Röttingen, Rothenburg, Feuchtwangen, Wallerstein, Harburg, Rain, Friedberg, Hohenfurch, Peiting, Wildsteig, Halblech ve Füssen…  Strasbourg-Colmar’ın rakibi olacak kadar masalsı.

KEŞFEDİLMEYİ BEKLEYEN ROTA:

Yol boyunca hem dinleneyim, hem fotoğraf çekeyim istiyorsanız araç kiralamanız şart. Kiraladığınız araçta mutlaka navigasyon olmasına dikkat edin.

romantikyol01

Masalsı kasabaları 1-2 saatte dolaşabilir, rotanızı Freiburg’tan başlatabilirsiniz. Freiburg, Almanya’nın en üç köşesinde yani Güney batısındaki Kara Ormanlar (Schwarzwald) bölgesindedir. Fransa sınırına 3 km, İsviçre’ye 42 km, Basel-Mulhouse havalimanından ise kolayca ulaşılabilecek bir konumdadır. Hatta bu bölgeye uçmak için üç güzel nedenden (Basel, Colmar, Freiburg) biridir.freiburg-canals-toy-boat

Screenshot_1

Freiburg’ta şehrin sembolü haline gelen oyuncak ahsaptan yapılan yelkenleri, su yolu kanallarında yüzdürebilir,  sonrasında Almanya sosyetesinin görmekten keyif aldığı “Baden Baden”e yönünüzü çevirebilirsiniz.

Screenshot_1

Würzburg’dan 60 km uzaklıkta, Tauber nehri üzerindeki surlarla çevrili masalsı kasaba Rothenburg’u, parke taşlı yolları, evleri, Orta Çağ ruhu ile göremeye devam edebilirsiniz. Ayrıca Rothenburg’da dolaşırken Japon turistler dikkatinizi çekebilir. Bunun nedeni ise Japonlar şehrin kopyasını inşa etmişler ve kardeş şehir ilan etmişler. Rothenburg’un snowball adı verilen kartopu şeklindeki tatlısının tadına bakın. Hamurun top şekline getirilip, yağda kızartılıp sonrada çikolata, şekerlemelerle, çeşitli şeker kristallerine batırılmasıyla yapılır. Böylece meydanın hemen yanı başındaki kuleye çıkmak için enerji toplamış olursunuz.

Rothenburg-ob-der-Tauber-Germany1-e1438356210220 (1)

4e593e755599145a98aab8b4bc00d0dc

Sırtını Alp Dağları’na yaslamış olan Füssen’e gittiğinizde yapacağınız en önemli şey Neuschwanstein ve Hohenschwangau Şatolarını görmek.

3-Old_town_fussen_germany

Schwangau-9

Dinkelsbühl, kale duvarları ile çevrili olması nedeniyle günümüze gelebilmiş tek Ortaçağ şehri. Seçtiğimiz dönem dolayısıyla Almanya’nın İsviçre’ye yakın olan yerlerinde kar olması, diğer yerlerinde ise “hoşgeldin bahar” demek için paha biçilemez ayrıntı.

Freiburg → Heidelberg → Wüzburg → Rothenburg → Augsburg → Friedberg → Lansberam Lech → Nördlingen → Donauwörth → Finkelsbühl → Rain → Füssen → Trieberg rotasını takip edebilirsiniz.

FullSizeRender

Dün akşam, “Karıncalar | Bir Savaş Vardı” galasıyla Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde Dünya Tiyatrolar Günü kutlandı. Bu sene tek bir oyun izleyecekseniz sizin için tavsiyemiz. Ha tek oyuna gitmeyin, çok oyuna gidin, o ayrı ama bu oyun için mutlaka zaman ayırın…

İKİ BÜYÜK YAZARIN İMZASI VAR

Oyunun iskeleti Boris Vian’ın “Karıncalar ” isimli meşhur kısa öyküsü üzerine kurulmuş. Steinbeck’in savaş hatıralarını yazdığı “Bir Savaş Vardı” romanı bu öyküyü destekliyor.  Oyunun yarısını tek ayak üzerinde oynayan tek kişilik dev performans ‘Mert Turak’a ait. Nedenini bilmediği ve hiçbir şeyini anlayamadığı savaşta bir askerin sevgilisine kavuşacağını sanarken, ayağının bir mayına kilitlenmesini konu alıyor.  Sahne tasarımı, ses dizaynı, efektleri ile gerçek savaşı yaşadığınız bir oyun. Oyunu bu iki metinden hareketle sahneye uyarlayan ise Gökhan Aktemur. Reji Ergun Uğlu’ya ait.

Oyun bitince son zamanların izlediğim en etkileyici oyunlar arasında diyebilir,  Vian’ın Karıncaları’nı okumak isteyebilirsiniz. (aynı isimli öykü seçkisinde yer alır).

Yalova-cifteselale2

Beni tanıyanlar bilir. ‘Yollar bizi hayata bağlar’ diyerek ne kadar çok yürüdüğümü! Geçtiğimiz günlerde Yalova’ya 29 km uzaklıktaki Yalova Teşvikiye Çifte Şelalesi’nin muhteşem manzarasını keşfettim (yağmur çamur demeden).

Dakikalarca fotoğraf çekmeye zaman ayıracağınız,  sizi sizden alacak, yaklaşık 2 km rahat patika yürüyüş yolunda, asma köprü,  Çifte Şelaleler ve çevresi Yalova kent ormanı içinden geçerek ulaşabileceğiniz günlük karmaşa ve telaşlardan uzaklaştıracak, Trekking severlere paha biçilemez rota.

Google maps linki : https://maps.google.com/maps?q=40.588966,29.027163
Navigasyon kullanacaklar için koordinatlar : 40.588966,29.027163

20 Kasım değil 15 Ocak yazdılar bir yaş için ve bir “Pazar” günü ilk defa güneşe çıkardılar biraz ışık için. Ve şimdi de M. Melih Güneş’in Nâzım Hikmet araştırmalarının yeni kitabı “Suyun Şavkı: Leipzig’de Bir Aile ve Nâzım Hikmet”, Yapı Kredi Yayınları’ndan çıktı.

nazim-i-nasil-bilirlerdi-9270117_2688_m

1950 yılında bir daha dönmemecesine doğup büyüdükleri topraklardan yurtdışına çıkmak zorunda kalan Hayk ve Anjel Açıkgöz’ün Samsun’dan başlayıp Leipzig’de sona eren yolculuğunu ve Nâzım Hikmet’le kurdukları güzel dostluğun öyküsüyle birlikte daha önce hiçbir yerde yayımlanmamış fotoğrafları da bulunuyor.

0145

14 Şubat’a özel, Zorlu PSM’de sahne üstü ayakta  konser veren “Kenan Doğulu” birbirinden güzel şarkıları ile sevenlerine Ozan Doğulu ile birlikte muhteşem bir performans sergiledi. Konser sırasında “Ne Yaparsan Yap AŞK ile Yap’ tavsiyelerinde bulunan, “King of Kenan Doğulu” şarkılarıyla cumartesi akşamı gibi salıdan sevenlerini eğlendirmeyi bir kez daha başardı. Ayrıca sevgilisi olanları – olmayanları unutmayan sanatçı, “Beren Saat ” için sürpriz şarkısını söylemeyi de ihmal etmedi.

Kenan Dogulu’yu sevmek için tek neden?

** Eurovision’da Türkiye’yi temsil eden en genç sanatçılardan bir olduğu için mi? …
** Aynı zamanda zekayı çeviklikle harmanlayan ahlaklı bir ralli yarışçısı ve Galatasaray yönetim kurulu üyesi olduğu için mi? HAYIR
** … Her şeyi, eksiksiz olarak “aşk”la yaptığı için. Ne Yaparsan Yap AŞK ile Yap diye sevenlerine Dünkü konserinde tavsiye etmiş sanatçıyı sevmemek elde değil.

cay-uzerine

Bir kahvenin 40 yıl hatırı olsa da, asırlar boyunca kimi zaman sofraların vazgeçilmezidir, bir ulusun ortak paydasıdır “çay”! Kiminin hararetini alır, kimine derman olur, kimine yoldaş…  Kimilerin de önceden içtiği kahvenin yerini almıştır ‘şekersiz çay’.  Ne şairler, ne yazarlar karşılıksız aşkına seslenircesine, içli içli sözler yazmışlardır çay için…

Söz konusu “çay” ise gerisi fererruat diyenlerin seveceği çay üzerine söylenmiş işte o sözler:

** Çayın kaç şekerli olsun? – Gülüşün kadar kâfi..

** Cemal Süreya :  …iki çay söylemiştik orda biri açık, keşke yalnız bunun için sevseydim seni…

** Can Yücel: …anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel, namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer…

** Oğuz Atay:  “biz, çayın yalnızlığa iyi gelen tarafını da severiz. Avuçlarken ince belli bardağı, hücrelere kadar hissettiren sıcaklığında unuttuk yalnızlığı.”

** Anonim: …çay var içersen, ben var seversen, yol var gidersen…

** Orhan Kemal : …bir gün çay içelim seninle, çaylar benden manzara senden olsun…

** Sunay Akın :  …çay bardağında bırakılan dudak payı kadar bile uzak kalamam gözlerine…

 

Screenshot_4

Uzun süredir söylenti halinde olan Model grubu dağılıyor haberinin Fatma Turgut’un sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla doğrulanması sosyal medyada konu olmuştu.

 FATMA TURGUT, “DÖNMEDİLER!”

Radyo programına konuk olan Model grubunun eski solisti grubun diğer üyelerinin Amerika’dan uzun süre dönmemeleri üzerine ayrılma kararı aldıklarına yeniden değinse de yeniden  birleşmek için açık kapı bıraktı. Grubun üyeleriyle üniversite yıllarında tanıştığını dile getiren Turgut, “Model tekrar bir araya gelir mi?” sorusunu “Zaman her şeyi gösterir” şeklinde yanıtladı. Bu süreçte çok üzüldüğünü belirten şarkıcı, gruba “Siz yoksanız, Model de yok benim için. Model’i devam ettirmem” diyerek şimdilik “Fatma Turgut” olarak müzik hayatına devam etmeye karar verdiğini açıkladı. Tekrar bir araya gelirlerse 10 adet Model albümü daha yapabileceğinin sinyalini verdi.

Screenshot_3

Solo kariyerine “İlkbahar’da Kıyamet” şarkısıyla başlayan Turgut, bu şarkının müziğinin aslında Model grubu elemanları tarafından çalındığını ancak “İlkbahar’da Kıyamet” şarkısını seslendirirken çok keyif aldığı için çıkışını bu şarkıyla yapma kararı aldığını belirtti.

 

 


 

 

Aynı yabancı takımın 20 yıl önce Abdi İpekçi Arena’da, maçını bugün yine seyredecek olmanın şaşkınlığı içindeyim. Galatasaray’ın duacısıyız, kazansın istiyoruz ama maç öncesi notlarımsa şöyle…

Finansal olarak kötü günler geçirdiğimiz bu dönemlerde Galatasaray Odeabank Erkek Basketbol Takımı, geçen sene Avrupa’nın 2 numaralı kupası olan EuroCup’ta finale yükselerek, bu başarıyı gerçekleştiren ilk Türk takımı olmuş bizleri sevindirmişti. Galatasaray Odeabank ile Panathinaikos Superfoods, daha önce tarihlerinde üç kez karşı karşıya gelmiş.  2015 yılında iki ekibin mücadelesinde Panathinaikos iki karşılaşmayı da kazanırken bu yıl Atina’da oynanan karşılaşmayı Panathinaikos 85-58’lik sonuçla kazanmıştı.

SARI-KIRMIZILI FORMAYLA EN ÇOK EUROLEAGUE’DE OYNAYAN OYUNCU?

Galatasaray Erkek Basketbol Takımı, tarihinde 4. kez EuroLeague’de mücadele ediyor. Avrupa Arenası’ndaki en büyük organizasyonda toplamda 87 maça çıkan Sarı-Kırmızılılar, bu karşılaşmalardan 32 galibiyet ve 55 mağlubiyet aldı. Galatasaray Odeabank’ın 32 yaşındaki takım kaptanı Sinan Güler, Sarı-Kırmızılı formayla en çok EuroLeague’de oynayan oyuncu konumunda (68).

Takım istatistikleri (Galatasaray Odeabank – Panathinaikos Superfoods):

Atılan Sayı: 79.9 – 77.4
Ribaund: 31.6 – 34.0
Asist: 19.8 – 15.2
Top çalma: 6.0 – 6.9
Blok: 3.8 – 3.4
İki sayı yüzdesi: %51.9 – %50.3
Üç sayı yüzdesi: %39.7 – %35.2
Serbest atış yüzdesi: %72.6 – %71.2
Verimlilik puanı: 89.5 – 82.4

İstatistik liderleri (Galatasaray Odeabank – Panathinaikos Superfoods):

Sayı: Sinan Güler (11.8) – (13.8) Mike James
Ribaund: Alex Tyus (5.4) – (5.8) Chris Singleton
Asist: Sinan Güler (5.9) – (5.9) Nick Calathes
Top çalma: Sinan Güler (1.3) – (1.8) Nick Calathes
Blok: Alex Tyus (1.6) – (1.1) Chris Singleton
Verimlilik: Alex Tyus (13.6) – (14.7) Chris Singleton

 

 

 

 

588f9c3f18c7732a649413c7

ABD’nin yeni başkanı Donald Trump’ın, “terörle ilintili olduğu düşünülen” ülkelerden gelenlerin 30 gün boyunca ABD’ye kabul edilmeyeceği başkanlık kararnamesi tüm dünyadan tepki almaya devam ediyor.

Aralarında İran’ın da bulundğu 7 Müslüman ülkenin vatandaşlarına kısıtlama getiren Trump’a en sert eleştirilerden birisi, Oscar adayı İranlı yönetmen Ashgar Farhadi’den geldi. Oscar Adayı ‘The Salesman’ başrol oyuncusu ‘Taraneh Alidoosti’ ve İranlı yönetmen Ashgar Farhadi’nin  Oscar Ödüllerini boykot ettiğini ve törene katılmayacaklarını açıklayarak  “İranlılara Vize Yasağı Irkçılıktır!’ dediler.

OSCAR ADAYI ‘THE SALESMAN’

Bu yıl ‘Yabancı Dilde En İyi Film’ dalında aday gösterilen ‘The Salesman’ filminin konusu ise oldukça dikkat çekici.

Screenshot_1

Tahran’da yaşayan genç çift Emad ve Rana, oturdukları apartman dairesi hasar görünce yeni bir daireye taşınmak zorunda kalır. Dairenin önceki kiracısıyla ilişkili bir olay, çiftin hayatını bir anda değiştirir. Filmde başlarına gelen olaylar ve sonucunda hayatlarında meydana gelen pek çok değişimin seyircinin gözleri önüne seriliyor. Ashgar Farhadi’nin önceki filmlerinde olduğu gibi insan ilişkilerinin, özellikle de aile içindeki ilişkilerin karmaşıklığına odaklanan film toplumsal ilişkilerle ilgili hassas dengelere de değiniyor.