“Çay” deyip geçmeyin!

cay-uzerine

Bir kahvenin 40 yıl hatırı olsa da, asırlar boyunca kimi zaman sofraların vazgeçilmezidir, bir ulusun ortak paydasıdır “çay”! Kiminin hararetini alır, kimine derman olur, kimine yoldaş…  Kimilerin de önceden içtiği kahvenin yerini almıştır ‘şekersiz çay’.  Ne şairler, ne yazarlar karşılıksız aşkına seslenircesine, içli içli sözler yazmışlardır çay için…

Söz konusu “çay” ise gerisi fererruat diyenlerin seveceği çay üzerine söylenmiş işte o sözler:

** Çayın kaç şekerli olsun? – Gülüşün kadar kâfi..

** Cemal Süreya :  …iki çay söylemiştik orda biri açık, keşke yalnız bunun için sevseydim seni…

** Can Yücel: …anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel, namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer…

** Oğuz Atay:  “biz, çayın yalnızlığa iyi gelen tarafını da severiz. Avuçlarken ince belli bardağı, hücrelere kadar hissettiren sıcaklığında unuttuk yalnızlığı.”

** Anonim: …çay var içersen, ben var seversen, yol var gidersen…

** Orhan Kemal : …bir gün çay içelim seninle, çaylar benden manzara senden olsun…

** Sunay Akın :  …çay bardağında bırakılan dudak payı kadar bile uzak kalamam gözlerine…

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir